TEL : 0312 245 40 40
TÜM ENGELLİLER VE AİLELERİ
YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

Türkiye’de Engelli Gerçeği

Eklenme Tarihi : 11 Ağustos 2011 Kategori : Haberler | Facebook'da Paylaş | Twitterda Paylaş | 447 kez okunmuş.

Öztürk, yaptığı açıklamada, toplumda engelli bilincini oluşturmak, engellilerin üreten bireyler olarak toplum içinde saygın bir yer edinmelerini sağlamak amacıyla uzun yıllar çalışma yaptıklarını söyledi. Çalışmalar sırasında engelli derneklerinin kendilerini ifade etme ve proje üretme gibi konularda yetersiz olduğunu fark ettiklerini bildiren Öztürk, bir grup gönüllüyle 26 Haziran’da ‘Canda Özür Olmaz Derneği’ni kurduklarını anlattı.

 

Engellilerle insani ve İslami nedenlerle tanıştığını ve ilgilendiğini belirten Öztürk, engellilerle Kur’an-ı Kerim’de tanıştığını, Abese Suresi’nde de Kur’an-ı Kerim ve Allah’ın insanların engellilerle nasıl iletişim kurması gerektiğinin anlatıldığını vurguladı.

 

‘HZ. MUHAMMED ENGELİLERİ TOPLUMSAL HAYATA KATTI’

 

Hz. Muhammed’in de engellilerle iletişim kurma ve onları topluma kazandırma konusunda örnek birçok uygulamalar yaptığını dile getiren Öztürk, şunları kaydetti:

 

‘Hz. Muhammed, yüzündeki fiziksel bozukluk nedeniyle dağda yaşayan, toplum içine karışmayan bir engelliyi topluma kazandırmak için dağda yetişen bazı bitkileri getirip, Medine’de pazarda birlikte satmayı teklif ediyor. Böylece yüzündeki özrü nedeniyle dağa çıkan bu sahabe, ortaklık sayesinde şehre iniyor. Önceleri sıkılan, bunalan sahabeyi Hz. Peygamber, sözleri ve iltifatları ile içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarıyor. Hz. Muhammed’in bu davranışı, engellinin topluma kazandırılması için yapılan iyi bir örnektir.’

 

Engellilerin Türkiye’de ve dünyada hakları en çok gasp edilen ve hakları anlatılmayan grup olduğunu söyleyen Öztürk, Türkiye nüfusunun yüzde 12,29’unun yani yaklaşık 8,5 milyon kişinin engelli olduğunu anımsattı. Öztürk, engelli nüfusunun yüzde 64’ünün okuma bilmediğini, yüzde 26’sının lise ve dengi okuldan ve sadece yüzde 0,2’sinin üniversiteden mezun olduğunu belirtti.

 

Engellilerin eğitimsiz, işsiz, yoksul ve toplum tarafından kabul görmediğini savunan Öztürk, eski zamanlarda şehir dışlarında yaşamaya mecbur edilen engellilerin şimdi ise evlerinde gönüllü mahkumlar olduğunu söyledi.

 

‘ENGELLİLERİN HAYATLARINI KOLAYLAŞTIRMAK BİZİM İMTİHANIMIZDIR’

 

“ Türkiye’de Engelli Gerçeği” başlığıyla hazırladığı ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından yayımlanan raporun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunulduğunu hatırlatan Mustafa Öztürk, toplumun engelliyle bütünleşmesinin önündeki sorunun, engelli kavramını bilmemesi ile başladığını anlattı.

 

‘Engellilik nedir ve engelli kime denir?” konusunda tanımın tam olarak yapılmadığını ve bu konuda resmi bir söylemin de bulunmadığını kaydeden Öztürk, bu konu açıkça ortaya konulmayınca da engellilere yönelik geliştirilecek politikaların, yasaların ve hizmetlerin de kapsamının belirsizleştiğini söyledi.

 

Engellilerin toplumla bütünleşmesinin önündeki sorunları, fiziksel engeller, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, sosyal güvenlik, yoksulluk, aile ve özel yaşam olarak sıralayan Öztürk, “Engellilerin sorunları şimdiye kadar ciddi bir şekilde ele alınmadı. Sorunlar doğru teşhis edilerek çözüm üretilemedi’dedi.

 

Engelliler ve engellilik konusunda kısa, orta ve uzun vadeli projelerle kalıcı çözümler yerine, popülist yaklaşımlarla günü kurtarma yoluna gidildiğini de anlatan Öztürk, ‘Bu aşamada yapılması gereken, engelliler, engelsizler ve devlet birlikte sorunun üstüne gitmeli ve sorunun çözümünü birlikte ortaya koymalıdır. Sorunların çözümünde, engelliler ve engelli çocuk sahibi ailelerin görüş ve önerileri de mutlaka alınmalıdır. Engelli sorununun çözümü için bir tür seferberlik ilan etmeliyiz’ şeklinde konuştu.

 

Mustafa Öztürk, engelliler konusunda toplumdaki ön yargıları ortadan kaldırmanın önemine de işaret ederek, ‘Ben Kur’an-ı Kerim ve Peygamberin uygulamalarından şunu anlıyorum; engelli olmak onların imtihanıdır ama engellilerin hayatlarını kolaylaştırmak da bizim imtihanımızdır. Engellileri gönüllü mahkum olmaktan kurtarmak ve sosyal hayata katmak gerekir’ dedi.

 

Engelliler YASASI’NIN ÖNEMİ

 

‘Engelliler Yasası’nın bir devrim olduğunu’ dile getiren Öztürk, yasanın sosyal devlet ilkesiyle örtüşen düzenlemeler getirdiğini, ancak bu yasanın uygulanabilmesi için yönetmeliklerin tam olarak çıkmadığını savundu.

Yasanın tam olarak bilinmediğini ve anlatılmadığını da ifade eden Öztürk, engellilerin toplumda yaşamalarını kolaylaştıracak bilincin toplumda oluşmadığını kaydetti.

 

Yılda 1200 özel öğretmenin üniversitelerden mezun olduğunu dile getiren Öztürk, engellilerin eğitimi için yeterli eğitmenin bulunmadığına dikkati çekti. Öztürk, 50 bin özel öğretmen açığı olduğunu da belirterek, yeterli okulun da olmadığını söyledi.

 

ENGELLİ GERÇEĞİNİ ORTAYA KOYAN RAKAMLAR

 

‘Sadece İstanbul’da 4 bin 200 otistik çocuk okula gidebilmek için 5 yıldır sıra bekliyor’ diyen Öztürk, bunun çok acı bir tablo olduğunu, engellileri eğitmek için okul ve öğretmen olmadığı gibi, eğitim aldıkları zaman onları istihdam edecek toplumun da olmadığını söyledi.

 

Engellilerin toplumla bütünleşmesinde ailenin önemine de işaret eden Öztürk, ‘Ancak engelli çocuk sahibi ailelerde boşanma oranı yüzde 78 civarında. Boşanmanın ardından çocukların tüm sorumluluğu annelerin sırtına kalıyor’ dedi.

Engelli çocuk sahibi annelerin yüzde 74’ünün depresyonda olduğuna dikkati çeken Öztürk, engelli ailelerine yönelik çalışmalar yapılmasının önemine işaret etti.

 

Görme engellilerin de camiye gitmek, ibadet yapmak istediğini dile getiren Öztürk, dernek olarak görme engelliler için Braille alfabesi ile ‘Elif Cüzü’ bastırdıklarını ve dağıttıklarını, ayrıca 500 tane de Sudan’a gönderdiklerini dile getirdi. Öztürk, yine Braille alfabesi ile Kur’an-ı Kerim bastırdıklarını da sözlerine ekledi.(aa)

 

Bu sayfa yorumlara kapalıdır.

DERNEK ADINA ARSA SATIN ALINMIŞ, ENGELLİLER İÇİN EĞİTİM TESİSİ PROJE ÇALIŞMALARI BAŞLAMIŞTIR.

ENGELLİ VE AİLELERİNE YÖNELİK SOSYAL, KÜLTÜREL, EĞİTİM, SPOR, SANAT VE YARDIMLAŞMA KAPSAMINDA ÇALIŞAN KURULUŞUMUZUN, DAHA ETKİN VE VERİMLİ OLABİLMESİ İÇİN SPONSORLUKLAR, AİDATLAR VE BAĞIŞLARA AYRICA GIDA YARDIMLARI, TEKERLEKLİ SANDALYE VE AKÜLÜ ARAÇLAR GİBİ ÇEŞİTLİ MEDİKAL MALZEMELERE İHTİYAÇ DUYULMAKTADIR.

BAĞIŞ YAPMAK İSTEYEN VATANDAŞLARIMIZ DİLEDİKLERİ ZAMAN, GÖNÜL RIZALARI İLE BAĞIŞLARINI YAPABİLMELİDİR. İSTİSMARCILARA LÜTFEN FIRSAT VERMEYİNİZ. EV VE İŞ YERLERİ GEZİLEREK , ÇEŞİTLİ ÜRÜN SATIŞLARI, TİYATRO BİLETLERİ, TELEFONLARLA ARAYIP YA DA KAPINIZA GELİP, DERNEKLER VEYA ENGELLİLER ADINA PARA İSTEYENLERE KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ!

TÜRKİYE İŞ BANKASI  ETİMESGUT ŞUBESİ HESAP ADI: TÜM ENGELLİLER VE AİLELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ (TÜRK LİRASI bağış hesap no: 4263- 0115856) (IBAN TL TR33 0006 4000 0014 2630 1158 56 )

TÜRKİYE İŞ BANKASI  ETİMESGUT ŞUBESİ HESAP ADI: TÜM ENGELLİLER VE AİLELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ (EURO bağış hesap no: 4263- 26989) (IBAN EURO TR12 0006 4000 0024 2630 0269 89)

TÜRKİYE İŞ BANKASI ETİMESGUT ŞUBESİ HESAP ADI: TÜM ENGELLİLER VE AİLELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ (USD bağış hesap no: 4263-0026975) (IBAN USD TR02 0006 4000 0024 2630 0269 75)