TEL : 0312 245 40 40
TÜM ENGELLİLER VE AİLELERİ
YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

AİLE REHBERLİK-EĞİTİM SEMİNERLERİ

Eklenme Tarihi : 22 Nisan 2013 Kategori : Duyurular, Haberler | Facebook'da Paylaş | Twitterda Paylaş | 331 kez okunmuş.

ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN AİLELERE PSİKO-EĞİTSEL DESTEK PROGRAMI

 

Merkezi Etimesgut’ta bulunan Tüm Engelliler ve Aileleri Yardımlaşma Derneği(TEDAY) konferans salonunda Hacettepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü 4.Sınıf öğrencilerinden Osman URFA, Feyza OCAK, Müzeyyen TAYLAN, Muazzez TUTU ve Özge YILMAZ tarafından gerçekleştirilmiştir. Toplam be haftalık planlanmıştır. Genel olarak ailelerin belirlenen konularda genel olarak bilgilendirilmesi, onların hali hazırda var olan bilgilerinin çıkarılması, ailelerin kendi duygu ve düşüncelerinin farkına vararak çocuğuna ve ailesine yönelik daha bilinçli hareket etmesi ve en önemlisi de birbirlerinden öğrenmeleri açısında planlanmıştır. Haftalara göre konular şu şekilde oluşmuştur:

1.Hafta: 1 Mayıs 2013 Çarşamba saat:19.00 da  Tanışma ve programın tanıtımı

2.Hafta: 8 Mayıs 2013 Çarşamba saat:19.00 da Ailenin psikolojik durumu ve stres

3.Hafta: 15 Mayıs 2013 Çarşamba saat:19.00 da Ailede çatışma ve iletişim

4.Hafta: 22 Mayıs 2013 Çarşamba saat: 19.00 da Ailelerin sorunlarla baş etme becerileri

5.Hafta: 29 Mayıs 2013 Çarşamba saat:19.00 da Film gösterimi ve genel değerlendirme

 

1.HAFTA – TANIŞMA VE PROGRAMIN TANITIMI

Tanışma için öncelikle psikolojik danışmanlar sonra da bütün üyeler kendisini ve çocuğunu tanıttı. Beş haftalık planlanan etkinliğin neleri kapsadığı ve bu beş haftalık süreç içerisinde hangi konulardan bahsedileceği tanıtıldı. Daha sonra ailelerin bu etkinlikten beklentileri ve ailelerin böyle bir etkinliğe ne kadar ihtiyacı olduğu konuşuldu. Aslında ön plana çıkan nokta engelli bireylerin psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu kadar ailelerin de ihtiyaç duyduğuydu. Çünkü çocuğuna nasıl yardım edeceğini bilmeyen ve bu konuda yalnız kalan ailelerin nasıl çaresiz kaldıkları ve bu durumdan kendilerinin de olumsuz etkilendikleri konuşuldu. Bu beş haftalık programda bu durumu bir nebze de olsa kapatılmaya çalışılacağı açıklanarak ilk hafta sona erdi.

 

2.HAFTA – AİLELERİN PSİKOLOJİK DURUMU

Öncelikle engellilik hakkında bilgi verildi. Her insanın birer “engelli adayı” olduğu ve bu yüzden yarının bize ne getireceğinin hiç belli olmadığı üzerinde konuşuldu. Bu konuda grup üyelerinin yorumu da benzerdi. Herkes engelli bireylere iyi davranmamız gerektiğini zira hiçbirisinin isteyerek engelli olmadığını ve hatta bizimde engelli olmamızı önleyen hiçbir garantinin olmadığı vurgulandı. Bu konuda diğer önemli olan nokta ise engelli bireylerin aslında hepsinin bazı konularda iyi olduklarıydı. Bu yüzden engelli çocuğumuzun yapmaktan hoşlandığı ve iyi yaptığı işleri belirlemenin ve bireyi o şekilde yönlendirmenin yapılacak en önemli adımlardan birisi olduğu konuşuldu. Bu konuda bir üye çocuğunun çok iyi bilgisayar kullandığını, bunu kimseden öğrenmeden kendi başına öğrendiğini ve hatta birçok kişiden daha iyi bilgisayar kullandığını söyledi. Bu gibi her engellinin başarılı olduğu işler olduğunu ve önemli olanın onun bu kısmını tanıyarak bu şekilde yönlendirilmesi gerektiği tekrar vurgulanarak söylendi. Son olarak ailelerin yaşadığı stres durumları ve bu durumu etkileyen faktörler hakkında bilgi verildi. Bu konuda aileler kendi yaşadıklarını paylaştılar ve bu şekilde hem bilgi hem de ailelerin yaşadıklarına değinilmiş oldu. Etkinlik sonrasında özellikle söz alan ve yaşadıklarını anlatan aileler etkinliği çok faydalı bulduklarını söyledi. Zaten bu tarz etkinlilerin başarılı olabilmesi için en önemli faktör ailelerin, verilen bilgiler ile kendi yaşadıklarını bütünleştirmesiyle olur.

 

3. Hafta – AİLEDE İLETİŞİM

İletişim, en az iki kişinin birbirleri arasındaki anlaşma biçimidir. İletişim sözle yani konuşmayla olabileceği gibi konuşma olmaksızın bireyin hal ve hareketleriyle de olabilmektedir. Engelli bireyler, bir başkasına birçok yönden bağlı yaşayabilmektedir. Bu yüzden onlarla kurulan iletişim çok daha önem arz etmektedir çünkü kendileri hakkında birçok şeyi başkalarının yardımıyla gerçekleştirmektedirler. Bu yüzden engelli bireylerle iletişim halindeyken daha hassas ve dikkatli davranmamız gerekmektedir. Bu konuda aileler neler yaşadıklarını ve ne gibi zorluklarla karşılaştıklarını ve en önemlisi de bu zorlukları nasıl aştıklarını anlattılar.

 

Engelli ailelerde iletişim, ailenin engeli kabul ve ret derecesine göre değişmektedir. Engeli kabul eden aileler daha hoşgörülü yaklaşırken engeli reddeden aileler bazı durumlarda acımasız olabilmektedir. Ailelerin engeli kabul etmesi o kadar kolay değildir. Çocuklarının engelli olduğunu öğrendikleri zaman ilk tepkileri “şok” olmaktadır. Bu aşamada ne yapacağını şaşırırlar ve doğru yanlış ne biliyorlarsa yapmaya çalışırlar. Fakat zaman geçtikçe engelle yaşamaya alışan ve çocuğu için elinden gelenin en iyisini yapmayı düşünen aileler bu süreci çabuk atlatmaktadır. Bu, kabul için atılan en önemli adımlardandır. Bu noktaya kadar değinilen noktalardan sonra ailelerin bu aşamaya gelene kadar neler yaşadıkları konuşuldu ve az çok hepsinin benzer süreçler geçirdikleri görüldü. Özellikle birkaç aile engeli ilk öğrendiklerinde şok olduklarını hatta inkâr ettiklerini, “bu bir rüya mı?” diye düşünmeye başladıklarını ama zaman geçtikçe buna katlanmaktan başka çareleri olmadığı için bu durumda ancak ellerinden gelenin en iyisini yaptıkları zaman kafalarının rahatladığını ve azda olsa huzura kavuştuklarını belirttiler. Ayrıca aileler kendileri engelli çocuklarıyla yaşadıkları iletişim problemlerini ve bunları nasıl çözmeye çalıştıklarını anlatmaya başladıkları zaman hem kendileri ne kadar çaba harcadıklarının farkına vardılar ve bu durumdan çok memnun oldular hem de diğer grup üyeleri o ailelerin yaptıklarını görerek kendileri de bir şeyler öğrendiler. Sonuçta bir engelliyi en iyi onunla yaşayan kişi bilir mantığıyla ailelerin birbirinden öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden bu gibi grup çalışmalarının yaygınlaştırılmasının ve çeşitlendirilmesi gerekmektedir.

 

4. Hafta – SORUNLARLA BAŞ ETME BECERİLERİ

Gündelik hayatımızda her an karşımıza yeni bir problem gelebilmektedir ve biz çoğu zaman daha önce kullanmış olduğumuz problem çözme yöntemleriyle onu çözmeye çalışırız. Engelli çocuğa sahip olmak ailelerin yükünü daha da artırmaktadır ve aileler çocuğuyla yaşadığı problemleri çözebilmek için daha farklı yöntemler geliştirmeleri gerekmektedir. Katılan aileler ile bu zamana kadar nasıl problemlerle karşılaştıkları ve bunları nasıl çözdükleri üzerinde konuşuldu ve ailelerin aslında bu konuda ne kadar istekli oldukları gözlendi. Karşılaştıkları problemleri çözebilmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını anlattılar. Ailelerin kendi yaşadıkları problemleri ve bunları nasıl çözüme kavuşturduklarını anlatmaları diğer grup üyeleri için de çok yönlendirici oldu. Bu sayede grup içerisinde bu konuları konuşmanın ve birbirlerinin yaşantısından öğrenmenin ne kadar önemli ve destekleyici bir faktör olduğu gözler önüne serildi. Özellikle engelli çocukla yaşarken sabırlı olmanın, anne-baba arasındaki iletişimin kuvvetli ve tutarlı olmasının, çocukları için en iyi seçeneği konuşarak beraber karar vermelerinin ne kadar etkili olduğu üzerinde konuşuldu.

 

Ailelerin problem çözme yaşantıları konuşulduktan sonra problem çözme yöntemlerinden bahsedildi. Bu yöntem genel anlamıyla 6 aşamadan oluşmaktadır.

1-) Hayatındaki problemi belirle ve açığa kavuştur: problemin tüm boyutlarıyla ortaya koyulması

2-) Hangi sorunla acil olarak ilgilenilmesi gerekiyor onun belirlenmesi: çoğu zaman ailelerin kendisini veya eşini suçlamayı bırakarak çözüme gitmesi gerektiğini fark etmesi bu aşamadadır.

3-) Gerçekçi amaçlar ortaya koymak: çocuğunun özelliklerini göz önünde bulundurarak yakın zamanda gerçekleştirebileceğinden daha uzun zamanda gerçekleştirebileceklerine doğru bir amaç oluşturmak. Burada belirlenen amacın çocuğun seviyesini geçmemesi önemlidir.

4-) Amaçları gerçekleştirebilecekleri olanakların tespit edilmesi: belirlenen amacı gerçekleştirmek için bulunulan aile, ilçe, il gibi çevresinden ne gibi olanaklar sağlanabilir bunların belirlenmesidir. Mesela yakında bir özel eğitim okulu vardır orayla görüşmek gibi veya bu zamana kadar çocuğunu çevreden saklayan bir ailenin, çevreden destek alabileceği kişilerle bunu konuşması.

5-) Kolaylaştırıcı ve güçleştirici faktörleri belirleme: Belirlenen amaçları gerçekleştirebilmek için neler işimizi kolaylaştırır neler işimizi zorlaştırır bunların belirlenmesidir. Mesela çevrede bu konuda bilgili birinin bulunması ve onunla görüşülmesi veya bu konuda bir uzmandan destek almaları kolaylaştırıcı bir faktördür.

6-) Eyleme geçme: Belirlenen amaçları gerçekleştirebilmek için belirlediğimiz kolaylaştırıcı faktörlerden yardım alarak harekete geçmektir.

 

Ailelerin daha önce yaşadıkları problemler bu 6 basamakla değerlendirildi ve aslında ailelerin bu basamakların farkında olmamalarına rağmen buna benzer yaşantılar yaşadıkları ortaya çıktı. Yani çoğu problemi çözmek için neler yapabileceklerini araştırdıklarını, eldeki seçeneklerden en iyisini seçtiklerini ve ona göre çocuklarının geleceği için en iyi adımı atmaya çalıştıklarını anlattılar. Bu yöntemi öğrenmekle aslında ne yaptıklarının farkında vardıklarını söylediler. Bu kısım çok önemliydi. Aileler aslında bu zamana kadar çocukları için birçok şey yaptıklarını ama bunların çoğunu unuttuklarını bu etkinlik sayesinde ne yaptıklarının farkında vardıklarını ve bundan sonra da bunu göz önünde bulundurarak hareket edeceklerini belirtmeleri bu etkinliğin en önemli kısımlarındandı. Etkinliğe katılan ailelerin çok içten ve samimi oldukları görüldü ve hepsinin çocukları ve aileleri için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıkları ortadaydı. Zaten bu tür bir etkinliğe haftalardır gelmeleri de bunun en büyük kanıtıydı.

 

5. HAFTA – FİLM GÖSTERİMİ VE GENEL DEĞERLENDİRME

Etkinliğin son haftası “Sol Ayağım” filmiyle yapıldı. Film beyin felçli olarak dünyaya gelen Christy’nin hikâyesini anlatmaktadır. Christy sol ayağından başka hiçbir yerini kullanamamaktadır. Bu yüzden yapacağı her şeyi çevredeki insanların yardımıyla yapabilmektedir. Christy sol ayağıyla bir şeyler yapabildiğinin farkına varınca hayatı değişmiştir. Sol ayağıyla basit yazılar yazmakla başlayan Christy bu yeteneğini geliştirmesiyle resim yapmaya başlamıştır. Christy yaptığı resimlerle büyük dikkat toplarken aynı zamanda kendi hayat hikâyesini de yazmaya başlamıştır. Christy bu zorlu süreçte tutunabileceği tek dal olan sol ayağıyla, kendi içerisinde barındırdığı ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarmış ve çevresine örnek bir insan olmuştur. Film özellikle azimli bir insanın engellerini aşarak kendisini nasıl geliştirebileceğinin en büyük öykülerinden birisidir.

Son hafta olduğu için filmden sonra ailelerin bu beş haftalık süreci nasıl buldukları soruldu. Aileler, büyük bir içtenlikle etkinliği çok faydalı bulduklarını, burada konuşabilmenin kendileri için çok önemli olduğunu ve en çok da kendileri gibi ailelerle birlikte çalışma yaparak birbirlerine destek olduklarını, birbirlerinden çok şey öğrendiklerini belirttiler. En önemlisi ise aileler bu zamana kadar ne yaşadıklarının farkına vardıklarını, aslında kendilerinin birçok olumlu iş yapmasına rağmen bunları unuttuklarını, bu etkinlik ile kendilerinin de farkına vardıklarını söylediler. Zaten etkinliğin en önemli amaçları da bunlardı ve aileler bu etkinlikten iyi bir şekilde yararlanmasını bildiler.

 

Etkinliğin gerçekleşmesi için büyük emek harcayan psikolojik danışman adayları Osman URFA, Feyza OCAK, Müzeyyen TAYLAN, Muazzez TUTU, Özge YILMAZ’ a, dernek genel başkanı İlimdar BOZTAŞ’ a ve orada çalışan ve bu etkinliğin yürütülmesi için elinden gelen her şeyi yapan değerli çalışanlara teşekkürler. En büyük teşekkür de bu tür etkinliklere katılarak kendisini ve ailesini geliştirmek isteyen değerli insanlara…

DSCF0453DSCF0418DSCF0419DSCF0440 DSCF0444 DSCF0447

DSCF0379

DSCF0334 3 2 4 1

ENGELLİ VE AİLELERİNE YÖNELİK SOSYAL, KÜLTÜREL, EĞİTİM, SPOR, SANAT VE YAŞAM DESTEKLERİ KAPSAMINDA,ÇALIŞAN KURULUŞUMUZUN, DAHA ETKİN VE VERİMLİ OLABİLMESİ İÇİN SPONSORLUKLARINIZ, AİDATLARINIZ VE BAĞIŞLARINIZA İHTİYAÇ DUYULMAKTADIR. NOT : EV VE İŞ YERLERİ GEZİLEREK , ÜRÜN SATIŞI VE YARDIM TOPLANMASI GİBİ GİRİŞİMLERİ DOĞRU BULMUYORUZ. BAĞIŞLARINIZ İÇİN TÜRKİYE İŞ BANKASI ANKARA ETİMESGUT ŞUBESİNDEKİ HESAP NUMARALARINA BAĞIŞLARINIZI YAPABİLİRSİNİZ . TÜRKİYE İŞ BANKASI ANKARA ETİMESGUT şubesi ((TÜRK LİRASI bağış hesap no: 4263- 115856)) IBAN TL TR33 0006 4000 0014 2630 1158 56 )) TÜRKİYE İŞ BANKASI ANKARA ETİMESGUT şubesi ((EURO bağış hesap no: 4263- 26989)) IBAN EURO TR12 0006 4000 0024 2630 0269 89)) TÜRKİYE İŞ BANKASI ANKARA ETİMESGUT şubesi ((USD bağış hesap no: 4263-0026975)) IBAN USD TR02 0006 4000 0024 2630 0269 75))